VARİS
Varis nedir, neden oluşur, kaç çeşit varis vardır?
Varisi, yüzeyel venlerin genişleyerek uzaması, kıvrımlı bir görünüm alması ciltten dışarıya doğru belirginleşmesi olarak tanımlayabiliriz. Varis iki nedenle oluşabilir. Ya ven sistemindeki kapak fonksiyon bozukluğuna bağlı olarak ya da derin ven sistemindeki tıkanıklığa bağlı olarak kendini gösterir.
Varis nasıl belirlenir?
İyi bir fizik muayeneyle kişide varis olup olmadığı belirlenebilir. Muayene sırasında uyguladığımız özel testlerimiz var. Bu konuda tecrübeli kişilerce çok güvenilir olarak yapılabilen doppler muayenesi kullandığımız tekniklerden biri.
Anatomik olarak 3 tip varis vardır:
1) Iri yeşilimtrak ana varisler
2) Cilt altında ağ biçiminde yapılar oluşturan morumsu retiküler varisler
3) Kırmızı ipliksi varisler
VARİSLERİN ENDOVÖZ LAZER YÖNTEMİ İLE TEDAVİSİ
Semptomatik vena safena magna yetmezliğine bağlı olarak gelişen yüzeysel varislerin tedavisinde yeni bir teknik.
Alt ekstremite yüzeyel venöz sisteminin yetmezliği, erkeklerde %15 ve kadınlarda da %25’e varan sıklıklarla görülen bir patolojidir. Her ne kadar fizik muayenede “varisler” normal bir bulgu olarak kabul edilseler de, bir çok vakada anlamlı venöz yetmezliği işaret ederler.
Venöz sistem derin, yüzeyel ve perforan komponentlerden meydana gelmektedir. Bu komponentlerin birinin düzenli çalışmaması, sistemin yetersizliğine yol açabilir. Safenofemoral, safenopopliteal bileşkeler ve perforan venler dolaşımı yüzeyelden derine doğru yönlendirirler.
Variköz venler primer (temelde damar duvarı ve vasküler yapıların konjenital patolojilerine bağlıdır) ve sekonder (damarın tromboz veya inflamasyonu sonrası rekanalizasyona bağlı valvüler hasar) olarak sınıflandırılırlar. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha sık rastlanır. Venöz yetersizlik gelişmesinde obezite, konstipasyon, travma ve mesleki faktörler etkendir.
Bu durumun tanı süreci öncelikle ayakta yapılan fizik inceleme ile başlar. Abdominal ve pubik inceleme de ihmal edilmemelidir. Girişimsel olmayan tanı yöntemleri altın standarttır. Deneyimli bir uzman tarafından yapılan duplex ultrason ile tedavi metodolojisini belirleyecek anatomik ve patofizyolojik varyasyonlar ortaya konabilir.
Alt ekstremite primer variköz venlerinin tedavi prensipleri:
Kaçak, en proksimal düzeyde ortadan kaldırılmalı ve yetmezlikli venöz segment kapatılmalıdır. Alt ekstremite venöz yetmezliği olgularının büyük kısmında vana safena magna ve safenofemoral bileşke sorumlu olduğu için, tedavinin amacı bu yapıları devre dışı bırakmak olmalıdır. Safenofemoral kaçak ve vena safena magna yetersizliğinde yüksek ligasyon tercih edilen tedavi yöntemi olmalıdır. Ancak klasik cerrahi tedavinin kendine özgü riskleri ve rekürens olasılığı unutulmamalıdır. En önemli dezavantajları bölgesel veya genel anestezi altında uygulanabilmesi ve en azından iki gün hastanede yatma zorunluluğu bulunmasıdır. Buna karşılık elektrokoagülasyon, ultrason eşliğinde skleroterapi, bipolar radyofrekans ve lazer ile endovenöz ablasyon diğer minimal invaziv tedavi seçenekleridir. Alt ekstremite venöz yetmezliğinde lazer endovenöz ablasyon ilk defa 1998’de tanımlanmıştır. Radyofrekans yöntemindeki gibi sorumlu venin lazer enerjisi ile ablasyonu hedeflenir .
LASER (Light Amplification by the Stimulated Emission of Radiation) bir ışık enerjisi oluşturma yöntemidir. 1960’lardan bu yana tıpta kullanılmaktadır. Herhangi bir patolojinin laser ile tedavisi için uygun dalga boyu, miktar ve doku seçimi önemlidir. Değişik dalga boylarındaki enerjinin değişik dokular tarafından absorbsiyonu da farklılıklar gösterir ve hemoglobin için en uygun dalga boyu olarak 980 nm belirlenmiştir. Bu nedenle, endovenöz uygulamalar için bu dalga boyu seçilmiştir. Uygulama bölgesine laser enerjisi fiberoptik bir kablo yardımı ile taşınır. Vena safena magna ve dalları ile retiküler venler, telenjiektaziler, variköz venler ve venöz ülserler için oldukça uygundur.
Endovenöz laser tedavisi, özel muayenehane koşullarında uygulanabilecek bir ayaktan tedavi yöntemidir. Ağrının az ve derlenme süresinin de kısa olması nedeniyle hasta memnuniyeti oldukça yüksektir. Hızlı klinik ve kozmetik sonuç verir ve cerrahiye oranla girişime bağlı enfeksiyon komplikasyonu riski de daha azdır. Hastanede yatış gerektirmez ve yarar-fiyat oranı da çok uygundur.
Yöntemin kontrendikasyonları: Hamilelik, alt ekstremite arteriyel dolaşım kusurları, immobilite, genel durumun bozuk olması, derin ve trombozu ve kanama veya tromboza eğilimdir. Yan etkiler oldukça azdır ve çoğunlukla kolay tolere edilirler: Derin ven trombozu, pulmoner emboli, cilt yanıkları, endürasyonlar, sensitivite ve tromboflebitis (4,5,6,7).
Geleneksel cerrahinin dezavantajları, endovenöz laserin avantajları olarak ortaya çıkmaktadır: Anesteziye bağlı sorunlar, yüksek hastane masrafları, kaynakların etkin olmayan kullanımı, cerrahiye bağlı komplikasyonlar gibi. Ek olarak bir çok hastanının “ameliyat korkusunu” da unutmamak gerekir. Buna karşılık, minimal invaziv teknikler, özellikle de endovenöz laser artan hasta konforuna karşın maliyeti ve riski daha az olan bir yöntemdir. Bu metod lokal ve tümesent anestezi ile özel muayenehane koşullarında uygulanabilir, hastanede yatış, genel anestezi ve iş gücü kaybı sorunları ortaya çıkmaz. Vena safena magna ponksiyonu ve kateterin ucunun inferior epigastrik venin vena safena magnaya drene olduğu düzeyin yaklaşık 2 cm altında lokalize edilmesi için işlem sırasında Doppler ultrason eşliği gereklidir. İşlemin toplam süresi 30-45 dakika arasındadır. Girişim bitiminde vena safena magnanın fibrosis ile oblitere olduğu da ultrasonografik olarak anında gösterilebilmektedir. İşlem tamamlandıktan sonra kompresyon çorapları hemen giydirilmeli ve 5 gün boyunca düşük molekül ağırlıklı heparin uygulanmalıdır.
Kısa dönem izlemlerinde herhangi bir rekanalizasyon bildirilmemiştir ve orta dönem sonuçları da cerrahiye oranla daha iyidir. Hastalar işlem sonrası ilk günde herhangi bir sınırlama olmadan normal fiziksel aktivitelerine dönebilirler.
Variköz venler ve yüzeyel venöz yetmezlik tedavisinde endovenöz tedavinin yüz güldüren sonuçları ile ilgi çekeceğine inanıyoruz.
KILCAL VARİSLER TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?
KILCAL VARİSLER,telenjiektazi şeklinde varisler önce venöz dopler yapılarak değerlendirilmelidr.Buradaki temel amaç bu varisi meydana getiren bir toplar damar yetmezliği olup olmadığını anlaşılmasıdır.Çünkü bacağın toplar damarlarınd ayetmezlik varsa önce onlara yönelik tedavi uygulanmalıdır.
Eğer doplerde yetmezlik yok sadece bu kılcal (1mm ve altında kalınlığı olan) varislar varsa bunlara CEAP sınıflamasına göre Tip 1 varis denir ve o zaman sadece görüntüyü düzeltme amacıyla tedavi planlanır.
KILCAL VARİSLERİ (TELENJİEKTAZİK VARİSLER) YOK ETME YÖNTEMLERİ:
1) Skleroterapi: sorumlu 1mm lik damarlara sklerozan madde injeksiyonu
2) Epidrmal Lazer Tedavisi: Deri üstünden lazer ışın verilerek yakılması
3) Termo koagülasyon iğnesiyle tek tek yakarak yok etme.
BU TEDAVİ YÖNTEMLERİ BİR KEREDE Mİ UYGULANIR?
Büyük varislerin ameliyatla ya da damar içi lazer kateteriyle tedavisi bir seansta yapılmaktadır.Ancak kılcal damar şeklinde olanlara yukardaki işlemlerden hangisi olurs olsun seans seans uygulanmaktadır.Seanslar arasında 10 günlk bir iyleşme süresi verilmelidir.Kaç seansta bitirilebileceği is bacaktaki varislerin yaygınlığına ve birbirne yakınlığına bağlıdır.
BU ÜÇ TEDAVİDEN HANGİSİ DAHA ETKİLİDİR?
Bu tedavilerin birbirne üstünlüğü değil hangi varise hangi tedavinin uygulanacağı önemlidir. örneğin 1mm nin altında damarlara skleroterapi uygulanamaz.1 mm nin üstündeyse mutlaka skleroterapi seçilmelidir.Bazı beayaz tenlerde epidermela lazer fazla iz bırakabild,iğinden o zaman temokoagülasyon tedavisine geçilebilmelidir.Bir bacakta birden fazla tedavi yöntemi kombine edilebilir.O zaman da elinde bu tedavi yöntemlerinin hepsi bulunan merkezler ve hekimlere yönlenmelidir.Hangi varis e hangi tedavi gerekiyorsa o uygulnabilmelidir.
Bilgi almak istediğiniz konularda formu doldurarak bize ulaşabilirsiniz...
|